Home Doğum Yeri Değiştirme

Doğum Yeri Değiştirme

Tarafından Nüfus Davaları

Doğum Yeri Değiştirme Nedir?

Her Türk vatandaşı için bir nüfus kaydı tutulur. Nüfus kayıtları vatandaşların kişilik haklarına ve durumlarına ilişkin bilgileri içerir sicildir. Bu kayıt içerisinde isim soyisim, ikamet edilen yer, cinsiyet, anne baba adı, çocukların adları, kimlik numarası, medeni ve dini hal vb. bir çok özlük bilgileri yer alır. Bunların yanında kişinin doğduğu yer bilgisi de nüfus kayıtlarına işlenir.

Nüfus kayıtları kişinin doğumu ile nüfus memurunca tutulmaya başlanır. Kişinin buradaki kayıtlara ilişkin durumunda değişiklik oldukça kayıtta da değişikliğe gidilir. Bütün bu işlemler sırasında yahut başlangıçta kişilerin nüfus kayıtlarına ilişkin bilgileri nüfus memurunun hatalı veya ihmali hareketi ile yahut kayda esas beyanların hatalı yapılması sonucu nüfus kaydındaki bilgi gerçekteki durum ile uyuşmayabilmektedir. Kimi durumlarda da doğum yeri bilgisi bu tür bir yanlışlık sonucu hatalı girilebilmekte yahut hiç girilmemektedir.

Sağ doğmak kaydıyla cenin anne karnına düştüğü andan itibaren hak ehliyetini elde eder. Sağ doğum ile bebeğin anne veya babası, hastaneden aldığı doğum raporu ve sağlık ocağından aldığı bir takım belgeler ile 30 gün içerisinde nüfus müdürlüğüne başvurarak nüfus kaydının tutulması işlemlerini başlatır. Eğer doğum hastanede gerçekleşmemişse veya hastane kaydı yoksa nüfusa işlenecek bilgilerde anne – babanın beyanı esas alınır.

Anne ve babası olmayan çocuklar için atanan yasal temsilcileri ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu uyarınca gösterilen kurumlar ilgili işlemleri yapmaya yetkilidir. Bunun yanında terkedilmiş ve anne babası belirlenemeyen çocuklar için nüfus işlemleri çocuğu bulan kolluk birimlerinin beyanları ve ilgili çocuk için hastanede hazırlanan rapor doğrultusunda gerçekleştirilir. Anne babası belirlenemeyen zihinsel engelli kişiler için ise yaş sınırına bakılmaksızın mahkeme tarafından yasal temsilci atanır ve hastanede hazırlanacak rapor doğrultusunda nüfus işlemleri sağlanır. İsim verme işlemi burada idari yollardan sağlanmaktadır.

Tüm bu sıkı hukuki prosedürlere rağmen kişilerin nüfus kaydında bilgileri gerçeğe aykırılık teşkil ediyor olabilir. Doğum yeri bilgisi de bu tarz durumlarla karşılaşılabilen bir kayıttır. Kişiler doğum yeri bilgilerinin nüfus kayıtlarında hatalı olarak girildiğini düşünüyorlarsa bunun değiştirilmesi için gerekli hukuki süreci başlatabilirler. Makalemizde bu sürece yönelik bilgiler vermeye çalışacağız.

Doğum Yeri Değiştirme Davasını Kimler Açabilir?

Doğum yeri değiştirme davasını ilgili değişiklikte hukuki yararı olan herkes açabilir. 18 yaşını doldurmuş ve ayırt etme gücüne sahip olma gibi unsurlar da burada aranır. 18 yaşını doldurmamış kişiler bu davayı yasal temsilcileri vasıtası ile açabilmektedir.

Nüfus kayıtları bir yerde kamu düzenine ilişkin olma özelliğini de içerisinde barındırır. Bu nedenle kimi durumlarda Cumhuriyet savcısı da bu davayı mahkemenin talebi doğrultusunda veya re’sen açabilir.

Sadece Nüfus Müdürlüğüne Başvurarak Doğum Yeri Değiştirilebilir mi?

Nüfus kaydındaki düzeltmelere ilişkin talepler kural olarak dava yolu ile mahkemeye sunulur. Dava açmaksızın doğum yeri değişikliği sağlanamaz. Ancak istisna olarak nüfus kaydındaki bilgilerin basit maddi hataya, yani ufak tefek imla hatalarına, dayanması halinde nüfus müdürlüğüne yazılı dilekçe ile başvurarak, kayda dayanak hastane kaydı vb belgelerin ibrazı ile, söz konusu değişikliğin sağlanabileceği kabul edilmektedir. Basit yazım yanlışlığını aşan bir durumun söz konusu olduğu her durumda dava açılmak zorundadır.

Doğum Yeri Değiştirme Davasında Gerekli Şartlar ve İspat

Doğum yeri değişikliğinin sağlanabilmesi için nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğinde bir doğum yeri değiştirme davası açılmak zorundadır. Bu davayı açacak kişinin hukuki yararının söz konusu olmalıdır.

Bu davada kişi nüfus kaydında yer alan doğum yeri bilgisinin gerçekle uyuşmadığı iddiasındadır. Bu nedenle gerçekteki doğum yerine ilişkin hastane kaydı, tanıklar, tutanak vb. belgeleri mahkemeye sunmalıdır. Yahut hatalı kayda dayanak teşkil eden bilgi ve belgelerin hatalı olduğuna ilişkin delil ortaya koymalıdır.

Bunun yanında yukarıda da belirttiğimiz üzere nüfus kaydında yer alan bilgilerin değiştirilmesine ilişkin işler kamu düzenini yakından ilgilendirdiği için hakim davacının getirdiği belgelerle bağlı olmaksızın kendi araştırmasını yapar. Kişinin doğum yeri değişikliği talebinin arkasında bir takım sorumluluklarından kaçmak maksadının yatıp yatmadığını, kişinin ceza yargılamasına ilişkin süreçleri vb. araştırmalar yapar.

Doğum Yeri Değiştirme Davası Ne Kadar Sürer?

Doğum yeri düzeltme davası genellikle uzun süren davalardan değildir. Mahkemenin yoğunluğuna ve delil araştırması durumuna göre 3 ile 8 ay arasında sonuçlanabilmektedir. Genellikle nüfus müdürlüğü mahkemenin vereceği kararı kanun yollarına taşımamakta ise de kimi zaman karara itiraz ettiği de olmaktadır. Yargılama süresi buna bağlı olarak uzayabilir.

Doğum Yeri Değişikliği Sürecinde Nüfus Müdürlüğü

Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında çoğunlukla nüfus müdürlüğü davalı konumunda yer alır. İlgili davaya nüfus müdürlüğünü temsilen bir görevli de katılır. Nüfus müdürlüğünün veya davacının mahkemenin vereceği kararı kanun yollarına taşıma hakkı vardır.

Doğum Yerinin Değiştirilmesinin Hukuki Sonuçları

Kişinin doğum yerinin değişmesi ile diğer kişilik haklarına ilişkin herhangi bir değişiklik söz konusu olmayacaktır. Yani miras, soybağı vb. konulara etki edecek bir değişiklik değildir bu. Sadece nüfus kaydında yer alan doğum yeri bilgisi gerçekle uyumlu hale getirilmiş olacaktır.

Mahkeme kararı kesinleştikten sonra karar mahkemece ilgili nüfus müdürlüğüne iletilir ve değişikliğin kayda işlenmesi sağlanır. Bunun üzerine kişi nüfus müdürlüğüne başvurarak değişikliğin işlenmiş olduğu yeni kimlik belgesini talep edebilir.

Doğum Yeri Düzeltme Davası Kaç Kere Açılabilir?

Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları, genel olarak nüfus kaydındaki yanlışlığın gerçek duruma uygun hale getirilmesi konusunu içerdiğinden tekraren açılamayan davalardır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davası davacı lehine sonuçlandıktan sonra kayıt mahkeme kararı ile gerçeğe uygun hale getirilmiş sayılır. Bundan sonra bu davanın tekrar açılacak olması halinde hukuki yarar görülmeyecektir. Ancak bunun isim değiştirme davası gibi istisnaları olmakla birlikte doğum yeri değiştirme bu istisnalar arasında değildir. Doğum yeri düzeltme davası doğum tarihi düzeltmede olduğu gibi yalnızca bir kere açılabilir.

Doğum Yeri Değiştirme Davasında Zamanaşımı Süresi

Genel olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davaları için hak düşürücü zamanaşımı süreleri öngörülmemiştir. Doğum yeri değiştirme davası için de herhangi bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Kişi doğum yerinin değiştirilmesinde ne zaman hukuki yarar görürse o zaman bu davayı görev ve yetki kurallarına uyarak ve diğer gerekli şartları sağlayarak açabilir.

Doğum Yeri Değiştirme Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Doğum yerinin değiştirilmesi davası kişinin nüfus sisteminde kayıtlı ikamet ettiği yer mahkemesinde açılır. Yani yetkili mahkeme kişilerin ikamet ettiği yer mahkemesidir. Doğum yeri değiştirme davası işlerinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Kişi ikamet ettiği yerin bağlı bulunduğu yargı çevresi adliyesinde asliye hukuk mahkemesinde doğum yerinin değiştirilmesini dava edebilecektir.

Yurt dışında yaşayan kişiler doğum yerlerinde değişiklik yapmak istedikleri zaman İstanbul, Ankara veya İzmir mahkemelerinde bu davayı açabilirler. Görevli mahkeme gene asliye hukuk mahkemesidir. Yurt dışında yaşayan kişiler için burada bir nevi seçimlik hak söz konusudur.

Doğum Yeri Değiştirme Sürecinde Avukatın Önemi

Nüfus kaydında yer alan bilgilerin gerçekte olanla farklılık içermesi kişiler için büyük problemler doğurabilmektedir. Doğum yeri bilgisi yanlışlığı da uygulamada gördüğümüz kadarıyla bu problemlerin yaşandığı bir alandır. Kişilerin böyle bir durumla karşı karşıya kaldıkları zaman hak arama süreçlerini başlatmaları gerekir. İlgili sürecin hukuki yardım alınarak yönetilmesi halinde çok daha hızlı ve etkin şekilde sonuca ulaşılabileceği gerçeği de yadsınamaz. Bir avukatın desteği olmaksızın hata yahut ihmal sonucu telafisi güç durumlar ortaya çıkabilmektedir.