Home Blog Nüfustaki Ölüm Kaydının Düzeltilmesi

Nüfustaki Ölüm Kaydının Düzeltilmesi

Tarafından Nüfus Davaları
ölüm kaydının düzeltilmesi davası

Nüfustaki Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Nedir?

Nüfus kayıtları kişilik bilgilerini içerir. Ad – soyad, cinsiyet, belirli akrabalık ilişkileri, doğum tarihi, medeni hal vb. birçok bilgiler burada yer alır. Yani kişilerin doğumları ile ölümleri arasında gerçekleşen bütün olaylar doğum ile buraya girilir ve yaşam boyunca değişen kişilik halleri nüfus kayıtlarında da aynı şekilde değiştirilir. Doğum ve ölüm olayları bu kayıtlar üzerinde gerçekleştirilen ilk ve son girdileridir. 

Nüfus kayıtlarında sadece değişikliklerin kaydedilmesi değil, hatalı girilen nüfus kayıtların düzeltilmesi de söz konusu olabilir. Düzeltmeye konu olabilecek bilgilerden birisi de ölüm kaydıdır. Kişiler ölü olmalarına rağmen nüfus kaydında sağ olarak görünüyor olabildikleri gibi sağ olmalarına rağmen nüfus kaydına ölü olarak kaydedilmiş olabilirler. 

Bu yazının konusu kişilerin sağ olmalarına rağmen nüfus kaydında ölü olarak kaydedilmiş olmaları halinde bu hatalı kaydı düzeltmek için izlenmesi gereken hukuki prosedürdür. Bu işlemin gerçekleştirilmesi mahkemenin vereceği karara bağlıdır. Bu nedenle ilgili süreç bir yargılama prosedürüdür.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesinin Hukuki Dayanağı

Nüfus kayıtlarında gerçekleştirecek diğer tüm düzeltme işlemleri gibi ölüm kaydının düzeltilmesi davasında da başta Türk Medeni Kanunu içerisinde yer alan genel esaslar olmak üzere Nüfus Hizmetleri Kanunu ve bu kanunların uygulanmasına yönelik diğer mevzuat hükümleri burada hukuki dayanağı oluşturur.

Nüfus Hizmetleri Kanunu m. 35 ve bunu takip eden maddeler esas olarak düzeltme işleminin hukuki prosedürünü açıklamakla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 36 ve devamında yer alan maddeler değişikliklerle ilgili genel düzenlemeleri barındırmaktadır.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Davası

Nüfus kaydındaki ölüm kaydının düzeltilmesi nüfus davaları içerisinde yer alır. Hukuki nitelik olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davası niteliğindedir. Zira ölüm kaydının düzeltilmesi davasında nüfusta yer alan hatalı bir kaydın düzeltilmesi talep edilmektedir.

Nüfus kaydının düzeltilmesi davaları nüfus kaydında yer alan kaydın hatalı olduğunun tespitini ve gerçekteki durumun hatalı kayıt ile değiştirilmesini konu edinir. Davacı ilgili kayda yönelik değişiklik talebini bu davada konu etmelidir.

Zaten Ölü Olarak Görünen Kişinin Sadece Ölüm Tarihinin Değiştirilmesi

Kişilerin nüfus kayıtlarında ölüm kaydı ile beraber tutulan tutanak doğrultusunda ölüm tarihi de yer alır. Buna göre bu tarihin hatalı girilmiş olması halinde açılacak ölüm tarihinin düzeltilmesi davası da bir nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır. 

Bu tarihin değiştirilmesinde hukuki yararı olan herkes böyle bir düzeltme talebinde bulunabilir. Genelde mirasçılar bu tür bir talepte bulunabilmektedir. Ölüm tarihinin değiştirilmesi sonucunda miras – soybağı vb. hukuki olarak etkilenebilecek herkes diğer nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında olduğu gibi davaya taraf olurlar. 

Burada genel olarak yargılama süreci ve ispat için gerekli hukuki prosedür bakımından diğer nüfus davalarındaki hükümler yürür. Kişiler gerçek doğum tarihini hukuka uygun her türlü delille ispat edebilirler.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Davasını Kimler Açabilir – Dava Kime Karşı Açılır?

Kişinin sağ olduğunun tespiti için açılacak olan bu davayı nüfusa hatalı şekilde ölü olarak kaydedilmiş kişinin kendisi açabilir. Bu kişi dava tarihinde henüz 18 yaşından küçük yahut reşit olmasına rağmen kısıtlanmış bir kişi ise anne baba veya yasal temsilcileri vasıtasıyla bu davayı açabilirler.

Ölüm kaydının düzeltilmesi hukuki nitelik olarak nüfus kaydının düzeltilmesi davasının bir türü olması dolayısıyla nüfus kaydında yer alan hatanın kamu düzenine ilişkin olması sonucu bu davayı açma hakkı aynı zamanda C. savcısınındır.

Diğer nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında olduğu gibi ölüm kaydının düzeltilmesinde de C. savcısı ve nüfus idaresinin temsilcisi olarak atanacak bir memur duruşma sırasında hazır bulunurlar. Nüfus Hizmetleri Kanununun bu durumu öngören 36. maddesi emredici nitelik taşır.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Davasında Yargılama Süreci, İspat ve Gerekli Belgeler

Öncelikle yargılamada diğer tüm nüfus kaydına yönelik düzeltme davalarında olduğu gibi basit yargılama usulü hükümleri yürür. Dikkate alınacak hususlar da diğer nüfus kayıtlarında olduğu gibidir.

Kişi burada hukuka uygun her türlü delili mahkemeye sunabileceği gibi en büyük delil de kendisidir. Bunun yanında nüfus müdürlüğünden ilgili nüfus kayıtları ve ölüm kaydına ilişkin tutanaklar istenir. Tanıklar dinlenir. Mahalle yahut köy muhtarlığından alınacak oturma belgesi, çalışılan işyerinden ilgili kayıt ve belgeler istenebilir.

Mahkemenin kararına karşı tarafların kanun yoluna başvurma hakları vardır. Davacı yahut davalı taraf kararı üst derece mahkemesine taşımaz ise karar kesinleşir ve mahkeme kararı 10 gün içinde kayıtlara işlenmek üzere ilgili nüfus idaresine gönderir.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Ne Kadar Sürer?

Ölüm kaydının düzeltilmesi davası diğer tüm nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında olduğu gibi basit yargılama usulü ile görülür. Genellikle mahkemenin yoğunluğu, davanın konusu vb. durumlara bağlı olarak 3 – 7 ay arasında sonuçlanmaktadır. Mahkemenin vereceği kararın kanun yollarına taşınması durumu olmazsa (ki genelde nüfus idaresi kararı üst derece mahkemesine taşımaz) süreç daha hızlı işleyebilir. 

Ölüm Kaydının Düzeltilmesinin Sonuçları

Mahkemenin kararı nüfus idaresine göndermesinin ardından nüfus kaydında ilgili düzeltme işlemi nüfus memuru tarafından gerçekleştirilir. Söz konusu düzeltme elektronik ortama girilir ve kişiye verilmek üzere yeni kimlik belgesi hazırlanır. Bunun üzerine davacı kişi nüfus müdürlüğüne başvurarak yeni kimliğini alabilir.

Mahkemenin verdiği karar yenilik doğuran bir karar değildir. Kişi nüfusa ölü yazıldığı ve dava ile bu kaydı düzelttiği tarih aralığında ölüymüş gibi kabul edilmez. Karar geçmişe etkili olarak hüküm doğurur ve hiç ölmemiş olduğu sonucu ortaya çıkar. 

Değişen ölüm kaydı ile ilgili bilgi (eğer gerekli ise) askerlik şubesine ve vergi dairesine gönderilir. Buradaki işlemler de mahkeme kararı doğrultusunda değişir.

Ölüm Karinesi Nedir?

Bir kişinin ölmüş kabul edilebilmesi için cesedinin incelenerek tutanak tutulmuş olması gerekir. Eğer bir kişi büyük bir ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmuşsa ve cesedine de ulaşılamıyorsa bu kişi karine olarak ölmüş kabul edilir. Burada ölümüne kesin gözle bakma durumu söz konusudur. Yani ölüm tehlikesi içerisinde kaybolmuş olunmalıdır. Sadece basit bir kaybolma yeterli değildir. Örneğin bir kişi dalgalı bir günde denizde balık tutmaya gitmişse ve kayığının enkazına ulaşılmasına rağmen kişinin kendisi kayıpsa bu kişinin cesedi bulunmamasına rağmen hakkında ölüm karinesi kabul edilir. 

Ölüm karinesi Türk Medeni Kanunu 31. maddede yer almıştır. Karinenin anlamı akisinin ispatının her zaman mümkün olmasıdır. Yani yukarıda yer alan olaydaki kişi her nasıl olmuşsa  kurtulup ve geri dönmüşse ilgili hukuki prosedürü işleterek sağ olduğunu yeniden kayıtlara geçirebilir. 

Gaiplik Nedir?

Ölüm  tehlikesi içerisinde kaybolan yahut kendisinden çok uzun zamandan beri haber alınamayan bir kişinin öldüğüne dair kuvvetli ihtimal söz konusu ise bu ölüme bağlı olarak hak kazanabilecek olan kişiler yani mirasçılar mahkemeye kişi hakkında gaiplik kararı verilmesi için başvurabilirler. Kişi burada ölü değil gaip olur. Ancak gaiplik ölüm gibi hukuki sonuç doğurur.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesinde Zamanaşımı Süresi

Diğer tüm nüfus kaydının düzeltilmesi davalarında olduğu gibi ölüm kaydının düzeltilmesi davasında da hak düşürücü zamanaşımı süresi söz konusu olmaz. Kişi söz konusu hatalı kaydı ne zaman öğrenirse ve ilgili değişiklikte ne zaman hukuki yarar görürse o zaman bu davayı açabilir.

Gaiplik davası açılabilmesi için ölüm tehlikesinin söz konusu olmasının üzerinden en az 1 yıl geçmiş olması gerekir. Yahut son haber alınma tarihinin üzerinden en az 5 sene geçmiş olması gerekir.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesinde Görevli ve Yetkili Mahkeme

Ölüm kaydı yukarıda da değindiğimiz üzere nüfus kaydında yer alır. Buna bağlı olarak bunun düzeltilmesi işlemleri mahkeme aracılığı ile gerçekleştirilecek ve bu değiştirme nüfus kaydının düzeltilmesi çerçevesinde olacaktır. Nüfus kaydının düzeltilmesi davalarının tamamında görev ve yetki kuralı aynıdır. Kişi bu davayı oturduğu yer asliye hukuk mahkemesine vereceği bir dilekçe ile açabilir. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise nüfusta kayıtlı ikamet edilen yer mahkemesidir.

Kişi hakkında açılacak gaiplik davasında da gaiplik kararını vermede görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleridir. Yetki de aynı şekilde kişinin nüfus kaydında kayıtlı olduğu son yerleşim yeri mahkemesidir.

Ölüm Kaydının Düzeltilmesi Davasında Avukatın Önemi

Kişilerin hukuken hak kazanabilmeleri ve bu hakları muhafaza edebilmeleri doğum ile başlar ölüm ile sona erer. Sağ kişinin ölü olarak kaydedilmiş olması büyük hak kayıplarına neden olacaktır. Bu nedenle kişilerin gerekli hukuki süreci hızlı ve etkin şekilde yönetmeleri gerekir. Burada prosedürün karmaşıklığı nedeniyle hukuki yarar almak hayati önem taşır. Hatalı yahut ihmali adımların atılması zaman ve maddi kayıp doğurabilir. 

Bunlara da Göz Atabilirsiniz.