Home Soybağının Reddi Davası

Soybağının Reddi Davası

Tarafından Nüfus Davaları

Soybağının reddi davası nesebin reddi olarak da bilinir ve uygulamada sıklıkla görülen davalardandır. Bununla birlikte önemli bir hukuki zemini ve dikkat edilmesi gereken noktaları bulunur.

Yazımızda soybağının reddi nedir, nasıl açılır, nelere dikkat edilmelidir vb. soruları çeşitli ihtimalleri gözönünde bulundurarak yanıtlayacağız. Önemli bir konu olması hasebiyle yazımızı dikkatli okumanızı öneririz.

Soybağının Reddi Nedir?

Nüfus kayıtlarında baba – çocuk olarak yer alan kişiler arasındaki soybağının reddedilmesine ve bu kişiler arasında baba – çocuk ilişkisi olmadığının iddia edilmesine soybağının reddi denir.

Soybağının reddi aynı zamanda nesebin reddi olarak da bilinir. Yazımızda ikisini aynı anlamda kullanacağız. Soybağının reddi nedir denildiği zaman 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 282 ve devamına bakılmalıdır. TMK madde 282’ye göre soybağı şu şekilde kurulur:

Ana ile Çocuk Baba ile Çocuk
Anne – çocuk arasındaki soybağı doğum ile kurulur. Nesebin reddi davasının davacısı koca veya çocuk olabilir. Tanıma, ana ile evlilik veya hâkim kararı ile kurulur. Evlilik içerisinde veya sona erdikten sonra 300 gün içinde doğan çocuğun babası da kocadır (Babalık Karinesi).

Soybağının Reddi Davası Nedir?

Evlilik devam ederken yahut boşanma olsa bile boşanmadan sonra 300 gün içerisinde doğan çocuk ile baba arasında babalık karinesi gereği kurulan nesebin reddini konu edinen davaya soybağının reddi davası denir.

Görüldüğü üzere nesebin reddi davasında babalık karinesi çürütülecek ve baba ile çocuk arasında aslında babalık – çocukluk ilişkisi olmadığı ispat edilecektir. Soybağının reddi davasının ne olduğu nasıl işlediği vs. özellikler TMK m. 286 ve devamında yer alır. Aşağıda bu konunun detaylarına yer verdik.

Belirtmemiz gerekir ki bu tür davalar hem hassas özellik taşır hem de kendi içerisinde karmaşık bir yapıya sahip olabilir. Bu nedenle sürecin avukat yardımı alarak takip edilmesi yararlı olacaktır.

Soybağının Reddi Davası ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

Nesebin reddi davası aslında somut olayın özelliklerine göre şekil alacaktır. Ancak bazı temel kurallardan bahsetmemiz mümkündür. Uygulamadaki işleyişi ve kanuni düzenlemeyi birlikte gözönünde bulundurduğumuz zaman şu hususlardan bahsedebiliriz:

Soybağının Reddi Davasının Tarafları

Soybağının reddi davası; baba, çocuk veya diğer ilgililer tarafından açılabilir. Ancak anne tarafından açılması mümkün değildir. Anne bu davada hiçbir şekilde davacı olamaz. Soybağının reddi davasında davacı ve davalıyı şu şekilde gösterebiliriz:

Davacı Taraf Davalı Taraf
Baba (aslında sadece koca) Anne ve çocuğa karşı açar
Çocuk Anne ve kocaya karşı açar
Diğer İlgililer Anne ve çocuğa karşı açar

Peki diğer ilgililer kimdir ve hangi durumlarda  nesebin reddi davası açabilirler? TMK madde 291 hükmüne göre izah edecek olursak;

Diğer İlgililer Davacı Olabileceği Haller
Kocanın; altsoyu, ana – babası yahut baba olduğunu iddia eden kişiler veya çocuğa atanacak olan kayyım diğer ilgili olarak davacı olabilir. Dava açma süresi geçmezden önce (sürelere aşağıda değineceğiz) koca ölürse, gaipliğine karar verilirse veya ayırt etme gücünü sürekli olarak yitirirse

Soybağının Reddi Davası Açma Süresi

Soybağının reddinde dava açma süresi zamanaşımı değil hak düşürücü süredir ve her davacı için farklılık arzeder. Soybağının reddi dava açma süresini şu şekilde gösterebiliriz:

Soybağının Reddi Dava Açma Süresi
Koca Doğumun ve baba olmadığının yahut annenin hamile kaldığı dönemde başka bir erkekle cinsel ilişkide bulunduğunun öğrenilmesini takiben 1 yıl içerisinde
Çocuk Reşit olmasını takip eden 1 yıl içinde
Diğer İlgililer Doğumu ve kocanın ölümünü, gaiplik kararını veya ayırt etme gücünü kaybettiğini öğrenmelerinden yahut kayyım atanmasından itibaren 1 yıl içinde

ÖNEMLİ: Bu süreler aşılmış olabilir. Bu durumda kesin surette dava açma hakkı sona erer diyemeyiz. Bu aşma haklı bir nedenden ötürü olmuşsa 1 yıllık süre bu haklı nedenin sona ermesini takiben başlar. Kocanın hapiste olması, hasta olması, yurtdışında çalışıyor olması, karantinada olması vs. nedenlerin haklı olarak kabul edildiğini söyleyebiliriz.

Soybağının Reddi Davası Nerede Açılır?

Soybağının reddi davasında görevli ve yetkili mahkemede davayı açmak oldukça önemlidir. Esasen bütün usuli prosedür önem taşır. Uygulamada usuli hata yahut ihmallerden ötürü bir çok kişinin dava kaybettiğine şahit olabiliyoruz.

Bu tür ihmallere hiç mahal vermemek adına deneyimli avukatlardan hukuki yardım alınmalıdır. Görevli ve yetkili mahkemeyi şu şekilde gösterebiliriz:

Görevli Mahkeme Yetkili Mahkeme
Nesep ile ilgili davalarda aile mahkemesi görevlidir. O yerde yoksa asliye hukuk mahkemesi bakar. Taraflardan birinin dava açtığı anda veya çocuğun doğumu anındaki yerleşim yeri mahkemesi (seçimlik yetki)

Taraflardan hiçbirisinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa; Milletlerarası Özel Hukuk kuralları uyarınca; ilgili kişinin sakin olduğu (yani o an yaşadığı) yer mahkemesinde, Türkiye’de sakin değil ise Türkiye’deki en son yerleşim yeri mahkemesinde, eğer Türkiye’de daha önce hiç yerleşim yeri olmamışsa Ankara, İstanbul yahut İzmir mahkemelerinden istediği birinde dava açılır.

Soybağının Reddi Dava Dilekçesi

Soybağının reddi dava dilekçesi büyük önem taşır. Türk yargılama usulünde her ne kadar duruşma olsa da esas olan yargılamanın dosya üzerinden ilerlemesidir. Yani aslında bütün olay dilekçeler ve tebligatlar üzerinden ilerler.

Mahkemenin değerlendirmeye alacağı en önemli metin de soybağının reddi dava dilekçesi olacaktır. İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı vb. hususlar da gözetildiği zaman kötü bir soybağının reddi dava dilekçesi dava kaybettirebileceği gibi iyi hazırlanmış bir nesebin reddi dava dilekçesi süreci hızla sonuca erdirebilir.

Bu nedenle bu dilekçenin internette veya belirli mecralarda yer alan taslak metinlere göre hazırlanmaması gerekiyor. Çünkü bu metinler somut olaydan ve güncel mevzuattan tamamiyle uzaktır. Çoğu usuli hatalar içerir. Soybağının reddi dava dilekçesi ile ilgili olarak yapılacak en sağlıklı iş deneyimli avukatlardan yardım almak olacaktır.

Soybağının Reddi Davası Masrafları

Soybağının reddi davası masrafları, dava açmadan önce mahkeme veznesine yatırılır. Soybağının reddi davasında öncelikle maktu harç söz konusudur. Her yıl yeniden belirlenen sabit bir miktardır bu harç. Bununla birlikte tebligat giderleri söz konusu olacaktır.

Aşağıda bahsedeceğimiz DNA testine mahkeme karar verir. Eğer mahkeme bu yönde bir karar verirse bunun gideri de davacı tarafından dava sırasında ödenir. Gene aşağıda değineceğimiz üzere davacının davayı kazanması halinde bu yargılama giderleri davayı kaybeden davalıdan alınarak davacıya verilir.

Soybağının Reddi Davasında DNA Testi

DNA testi ile artık kişilerin soybağı tespiti rahatlıkla yapılabilmektedir. TMK hükümlerine göre hakim soybağına ilişkin davalarda maddi olguları re’sen inceler. Dolayısıyla tarafların talebi üzerine veya re’sen DNA testi yapılmasına karar verilebilir. DNA testi ile ilgili gelişmeler artık nesebin reddi davalarında daha başarılı sonuçlar doğmasını sağlamaktadır.

DNA Testine Rıza Göstermeme

Peki mahkemenin DNA incelemesini taraflardan biri reddederse mahkemenin ne yapar? DNA testine taraflar rıza göstermek zorundadır. Tarafların buna rıza göstermeme hakkı yalnızca ilgili testin o kişiler için sağlıkları bakımından tehlike arzetmesi halinde söz konusu olabilir.

Eğer sağlıklarını tehlikeye düşürecek bir durum yoksa DNA testine rıza göstermek zorunludur. DNA testi sağlık bakımından tehlike doğurmuyor ve buna rağmen taraflardan biri bu testi yaptırmaya rıza vermiyorsa bu sefer hakim olayın şartlarını da gözeterek o kişi aleyhine karar verebilir.

Yani sanki DNA testinden o kişi aleyhine sonuç çıkmış gibi hüküm verebilir. Ancak bu zorunlu bir sonuç değildir. Yani bir kişi DNA testine rıza göstermediğinde bu durumun o kişi aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı hakimin takdirindedir.

Çocuğa Kayyım Atanması

Yukarıda davacı olabilecek kişiler arasında kayyımı da saydık. Eğer soybağının reddi davasını çocuk açacaksa ve çocuk henüz ergin değilse mahkeme o çocuk adına bu davayı açabilmesi için bir kayyım atar. Bunun için dava açmazdan önce kayyım ataması talep edilmelidir. Ondan sonra kayyımın dava açmak için 1 yıllık süresi vardır.

Bu bir dilekçe ile sağlanacaktır. Soybağının reddi davası için çocuğa kayyım atanması dilekçe örneği adı altında belirli mecralarda boşluk doldurmalı örnekler yer alır. Bu metinler çoğu zaman hukuki hatalarla dolu, somut olaydan ve mevzuattan uzak olurlar. Bu nedenle dilekçe kişiye özel hazırlanmalı ve hukuki yardım alınmalıdır.

Soybağının Reddi ve Babalık Davası Birlikte Açılır mı?

Soybağının reddi ve babalık davasının beraber açılabileceğini söyleyemeyiz. Mahkemenin bir kişiden soybağını alıp diğer kişiye vermesi aynı dosya içerisinde yapılamaz. Esasen bu durum Türkiye’de böyledir.

Bazı Avrupa ülkelerinde örneğin Fransa’da nesebin reddi ve babalık kararı aynı dosya içerisinde birlikte verilebiliyor.

Babalık davası bir çocuk ile bir kişi arasında babalık hükmünün yani soybağının kurulmasını sağlar. Bu konunun detayları için ‘babalık davası’ başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Soybağının Reddi Davası Ne Kadar Sürer?

Soybağının reddi davası süresi, somut olayın özelliğine göre değişir. Bu dava 4-5 ay gibi bir süre içerisinde de sonuçlanabilir, 2-3 yıl içinde de sonuçlanabilir.

Bu sürelere; somut olayın kapsamı, yapılacak testler, tarafların durumu, mahkemenin durumu, adli takvim, kararlara itiraz, usuli işlemlerin düzgün yapılması vs. bir çok unsur artırıcı veya azaltıcı olarak etki edebilir.

Belirtmemiz gerekir ki sürecin avukat yardımı alarak takip edilmesi durumunda zamansal olarak olumlu sonuç doğacaktır.

Hangi Hallerde Soybağı Reddedilebilir?

Soybağının reddi halleri kanunda yer almıştır. Uygulamada da bunlarla sıklıkla karşılaşırız. Bunları şu şekilde izah edebiliriz:

Çocuğun Ana Rahmine Evlilik İçinde Düşmesi

Çocuk eğer evlilik içerisinde doğmuşsa davacı koca çocuğun kendisinden olmadığını yani baba olmadığını ispat etmek durumundadır. Çünkü babalık karinesi söz konusudur ve bu durumda babalık karinesi güçlüdür.

Belirtmemiz gerekir ki boşanmadan sonraki 300 günlük süre içerisinde doğan çocuk da evlilik içinde ana rahmine düşmüş kabul edilir.

Dolayısıyla yukarıda da belirttiğimiz gibi burada da babalık karinesi söz konusu olur ve davacı koca ispat yükümü altındadır. İspat meselesine aşağıda değineceğiz.

Çocuğun Ana Rahmine Evlilik Öncesi veya Ayrılık Sırasında Düşmesi

Burada bahsedilen durum şudur ki: çocuk evlenme tarihinden itibaren 180 gün içinde doğmuştur yahut hakimin eşler arasında ayrılık (boşanma değil) kararı verdiği ayrılık dönemi içinde ana rahmine düşmüştür. İşte bu durumda babalık karinesi oldukça zayıftır ve aşağıda da izah edeceğimiz üzere ispat yükü diğer duruma göre oldukça kolaylaşır.

Soybağının Reddi Davasında İspat

Soybağının reddinde ispat yükü davacı kim olursa olsun ona ait olur. Bu ister çocuk olsun ister koca olsun isterse diğer ilgililer olsun farketmez. Anneye ise herhangi bir ispat yükü yüklenemez. Soybağının reddi davasında ispat meselesini şu şekilde özetleyebiliriz:

İspat Yolları
Çocuk evlilik birliği içinde ana rahmine düşmüşse Cinsel ilişkinin imkansızlığı veya ilişki ile doğum arasında illiyet bağı olmadığı ispatlanmalı
Çocuk boşanmadan sonra 300 gün içinde doğmuşsa İlişkinin imkansızlığı veya ilişki ile doğum arasında illiyet bağı olmadığı ispatlanmalı
Çocuk evlilikten sonra 180 gün içinde doğmuşsa Soybağının bulunmadığı iddia edilmeli ve doğum zamanı ispatlanmalı
Çocuk ayrılık devam ederken ana rahmine düşmüşse Soybağının bulunmadığı iddia edilmeli ve çocuğun yaklaşık ana rahmine düştüğü zaman ispatlanmalı

Cinsel ilişkinin imkansızlığı, çocuğun ana rahmine düştüğü dönemde karı ile koca arasında cinsel ilişki bulunmasının imkansız olması anlamına gelir. Yani o dönemde ayrı yerdelerdir gib bir durum ispatlanabilir.

Cinsel ilişki ile çocuğun doğumu arasında illiyet bağının bulunmamasına ise kişinin çocuk yapma imkanının bulunmaması örnek olarak gösterilebilir. Elbette ki ispat araçları bunlarla sınırlı değildir. Bunlar uygulamada sıklıkla görülen ispat araçlarıdır. Tabii ki tüm bunların yanında DNA testi de önemli bir yer tutar.

Çocuğun evlilikten hemen sonraki 180 gün içinde doğması veya ayrılık sürecinde ana rahmine düşmesi durumunda ise kişi yalnızca bu durumu ispat ederek nesebin reddi talebinde bulunur.

Bunun haricinde bir ispat yoluna gerek olmaz. Ancak buna rağmen o dönemde ana ile koca arasında cinsel ilişki olduğuna dair ciddi emareler varsa bu sefer gene davacı soybağının olmadığını farklı araçlarla ispat etmek zorunda kalacaktır.

Soybağının Reddi Davasının Sonuçları

Soybağının reddi davasının sonuçları da önem taşır. Esasen davanın ne şekilde sonuç doğuracağı da somut olaya göre şekillenecektir. Ancak burada temel bazı sonuçlardan bahsedebiliriz.

Soybağının Reddi Nüfus Kaydının Düzeltilmesi

Soybağının reddi kararından sonra nüfus kaydındaki düzeltme işlemi mahkeme tarafından ilgili nüfus dairesine yazı yazılarak gerçekleştirilir. Bu düzeltme ile birlikte çocuk baba bakımından soybağı sona ermiş olarak kayıtlarda yer alır.

Eski kanun döneminde çocuk nesebi gayri sahih olarak kayıtlara geçerdi ancak yeni kanun döneminde bu uygulamaya son verildi. Anne ile çocuk arasındaki soybağı bu şekilde korunmaktadır. Sonrasında babalık, tanıma veya evlat edinme gibi işlemler söz konusu olabilir ve bu baba hanesi dolabilir.

Hemen belirtmemiz gerekir ki nesebin reddi kararı ile çocuğun soybağı geçmişe dönük olarak sona erer. Yani koca ile çocuk arasında hiç baba – çocuk ilişkisi olmamış gibi sonuç doğar. Çocuk geçmişe dönük olarak soybağı ilişkisini yitirdiği için artık kocaya mirasçı da olamaz.

Soybağının Reddi Davasında Tazminat

Yargıtay kararlarında nesebin reddi durumunda tazminat talep edilebileceği yer almaktadır. Çocuğa yapılan masraflar geçmişe dönük olarak haksız konuma düşmüş olur. Yargıtay bu masrafın biyolojik babadan talep edilebileceğini söylemektedir. Manevi tazminat ise genel şartları çerçevesinde talep edilebilir. Ancak tüm bunlar soybağının reddi davasına değil, ayrı tazminat davalarına konu edilebilir.

Yargılama Giderleri

Davanın kabul edilmesi halinde yargılama giderleri davalıdan alınarak davacıya verilir. Dava reddedilirse davacı yaptığı giderlere katlanmak durumundadır.

Nesebin Reddi Nafaka

Yukarıda nesebin reddinin geçmişe etkili olduğundan bahsettik. Böyle olduğu için eğer geçmişte çocuk için nafaka ödenmişse bu nafaka ödemesi hukuken haksız hale gelir ve geçmişe doğru ödenmiş olan tüm nafaka bedelleri anadan ve soybağı kurulması durumunda gerçek babadan geri talep edilebilir. Ancak genel olarak çocuktan bunun talep edilemeyeceği kabul edilmektedir.

Soybağının Reddi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yukarıda soybağının reddi davası ile ilgili bilinmesi gereken önemli kurallara yer verdik. Ancak belirtmemiz gerekir ki somut olay gözönünde bulundurulduğunda bu anlattıklarımız oldukça yalın kalır.

İhtimaller hesaplanarak sürecin en başından bütüncül bir yol çizilmesi gerekir. Süreç içerisinde hatalı yahut ihmali işlemler ile hak kaybı yaşanmaması adına planlı hareket edilmesi gerekir. Dolayısıyla deneyimli avukatlara başvurmak ve hukuki yardım almak önem taşır.